Kül uzun sürer, demiştim Yenilgisini kutsayan bir sesle Yalnız benim gördüğüm bir uzaklığa bakarak. İstanbul'u insanın evi yapan Bir yakınlıktı gövden ve sözlerin Ihlamur yapraklarından gamzeler alan Ellerin binlerce göldü masada. Gölgesi uzun bir yoldan gelmiştim. Polis çemberinde kaybolmuş caddeler Yalnız kendi suretini soluyan odalar... Ne suların aktığı yer, ne rüzgârın ülkesi Herkes bir yerinden örtüyordu güneşi. Sesinde denizin büyük ayrıcalığı Sen bir başka uzaklığa bakarak konuşuyordun: "Düşü olmayanın yenilgisi de olmaz Yaşadığı her şey dokurken ömrünü Pişmanlık insanın kendine kötü bir oyunu." Gözlerin mi düşlerim mi bilmiyorum Masmavi büyüyor bozkır geldiğimden beri... ŞÜKRÜ ERBAŞ