23 Kasım 2014 Pazar

ERCİŞLİ EMRAH ŞİİR ÖDÜLÜ 2015



Hayal Bilgisi Edebiyat Dergisi vewww.edebiyathaberleri.com internet sitesinin iş birliğiyle, Ercişli Emrah adına şiir ödülü verilecektir.

http://www.edebiyathaberleri.com/haber/357/ercisli-emrah-siir-odulu-2015.html

Son Başvuru Tarihi: 31 Mayıs 2015

Ödül Tutarı: 1.000 TL

Şiirlerde konu, tür, üslup ve uzunluk sınırlaması yoktur.

Şiirler daha önce internet dâhil hiçbir ortamda yayınlanmamış olmalıdır.

Katılım yalnızca 1 eserle yapılacaktır.

Ödüle katılan şairler, rumuz kullanmamalı, gerçek isimleri ile eserlerini iletmelidirler.

Başvuru internet üzerinden yapılabileceği gibi posta ya da kargo yoluyla da başvurular kabul edilecektir.

Başvuru yapılırken, şiir ile birlikte kısa özgeçmiş ve iletişim bilgilerinin olduğu ayrı bir dosya da eklenmelidir.

İnternet üzerinden katılacak şairler, eserlerini ve iletişim bilgileriyle özgeçmişlerinin olduğu dosyayı editor@edebiyathaberleri.com ve ayse-cihat@hotmail.com adreslerine e-mail olarak gönderecektir.

Posta/kargo yoluyla katılacak şairler, şiirlerinin çıktısı ile birlikte özgeçmiş ve iletişim bilgilerinin olduğu metni tek zarfın içerisine koyarak göndermelidirler.

Ödül, hak kazanan yapıtın sahibine, 2015 yılının Haziran ayı içerisinde, Erciş’te düzenlenecek Ercişli Emrah Şiir Ödülü etkinliğinde verilecektir.

Ödüle hak kazanan şairin yol ve konaklama masrafları karşılanacaktır.

Gönderilen eserler arasından yayınlanmaya değer görülenler, Hayal Bilgisi Edebiyat Dergisinde Ercişli Emrah Özel Sayısında yayınlanacaktır.

Şiirler ayrıca, bir kitapta toplanarak yayınlanabilecektir.

Posta/Kargo Yoluyla Katılım İçin Adres:

Ercişli Emrah Şiir Ödülü
Ayşe Ünsal Albayrak adına,
Aşağı TOKİ, F3A, D:2 Erciş VAN

7 Kasım 2014 Cuma

33. TÜYAP İstanbul Kitap Fuarı...

Ayrıntılı bilgi:



                         “SİNEMAMIZIN 100 YILI”

33.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı Onur Konuğu Macaristan

 TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı bu yıl otuz üçüncü kez 8-16 Kasım 2014 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece’de kapılarını açacak.

İstanbul Kitap Fuarı 8-11 Kasım 2014 tarihleri arasında Uluslararası Salon kapsamında Onur Konuğu olarak Macar dili ve edebiyatını ağırlayacak. Mottosunun Nâzım Hikmet’e referansla “Bir Bahçe’den Bir Bahçe’ye” olduğu Macaristan Onur Konukluğu kapsamında Macar edebiyatının güncel ve klasik örneklerine yer vereceği etkinlikler düzenleyecek.

Modern Macar edebiyatının önde gelen yazarlarının konuk olacağı fuarda bir sergi, müzik ve Macar mutfağını Türkiye’den okurlarla buluşturmaya yönelik performans ve söyleşiler gerçekleştirilecek.

Onur Yazarı ve Tema Belli Oldu

Kitap Fuarları Danışma Kurulu tarafından alınan kararla sinema eleştirmeni Atilla Dorsay33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı “Onur Yazarı” olarak belirlenmiştir. Fuar süresince Atilla Dorsay’ın da katılımıyla paneller ve etkinlikler düzenlenecektir. TÜYAP tarafından Onur Yazarı Atilla Dorsay‘ın yaşamı, çalışmaları ve eserlerinden seçmelerin olduğu bir kitap ve bir sergi hazırlanmaktadır.

Bu yıl Fuar’ın teması ise “Sinemamızın 100 Yılı” olarak belirlenmiştir.  İstanbul Kitap Fuarı tema çerçevesinde yurt dışından çok değerli yazarları konuk etmeye hazırlanıyor.

33. İstanbul Kitap Fuarı, 24. İstanbul Sanat Fuarı-ARTİST 2014 ile eş zamanlı gerçekleştirilecektir.




Artur Conan Doyle

Hakiki bir kitabın kapağı açıldığı zaman içinden bir insanın yoğunlaşmış özü, varlığı meydana çıkar.

27 Ekim 2014 Pazartesi

ELELE GİTTİĞİMİZ



biliyor musun giderek azalıyoruz böyle
sen bir susuşa doğru kırılarak
ben senin susuşunun ardında
nereye gitsek orada olmuyoruz
biliyor musun giderek azalıyoruz muyuz böyle

akmaktadır günler belki bunlar son rüzgârlardır
çünkü neye değsek ellerimiz yanıyor
yaz kimliksiz bir gülle orda kalakalmış
yaz kalsın orda çocukluğum ağlasın
burda bakışlarımızı sular boğmaktadır
Adnan AZAR

26 Ekim 2014 Pazar

HÜZ' NÜN İSYAN OLUR


Suya düşen bir karanfilse yüreğin  
bırak kendini ırmağın türküsüne gülüm  
vursun seni o taştan bu taşa  
o çağlayandan bu çağlayana  

Kavgadan uzak kalmışsan  
sevdadan da uzaksın demektir  
devinmez yüreğinin mağması  
çatlamaz sabrın kara taşı  
                   Ahmet TELLİ    

7 Ekim 2014 Salı

BÖLÜŞÜN DÜNYAYI


Alın bu dünyayı! diye seslendi bir gün Zeus göklerinden
İnsanlara; alın, sizin olsun artık.
Armağanım olsun sizlere bu mülk, bu toprak;
Ama kardeşçe bölüşün aranızda.
Koştu eli ayağı tutan, kendine bir pay için,
İşe sarıldı herkes, genciyle yaşlısıyla.
Çiftçi ürünlerini kaptı tarlaların,
Ava koyuldu asilzade ormanların içinde.
Ambarlarının aldığı kadar aldı tüccar,
En iyi yıllanmış şarabı seçti rahip kendisine.
Kralsa, tuttu köprü başlarını, yol kavşaklarını,
Benimdir, dedi, her şeyin onda biri.
Bu bölüşme çoktan bitmiş, geçmişti ki nice zaman,
Şair çıkageldi, çok çok uzaklardan;
Ama hiçbir şey kalmamıştı hiçbir tarafta,
Ve bir sahibi vardı her şeyin de.
Eyvah! Unutacak mıydın beni böyle hepsi içinde?
Beni, en sadık oğlunu senin?
Diye dövündü, yakındı, haykırdı uzun uzun,
Attı sonra kendini tahtın önüne.
Gezip durursan böyle hayaller ülkesinde,
Dedi Tanrı, söz söyleme artık sonra bana.
Neredeydin peki dünya paylaşılırken?
Yanındaydım oldu cevabı şairin.
Gözüm yüzündeydi,
Kulağım göklerinin ahenginde;
Sarhoştu ruhum ışığından, affet!
Unuttu her şeyini yeryüzünün.
Ne yapmalı şimdi? dedi Zeus, - dünyamız gitti elden,
Ne tarlalar, ne ormanlar, ne de kırlar benim artık.
Ama yaşamak istersen gökte benimle,
Açık olacak o sana her gelişinde.
Friedrich SCHİLLER
Çeviri: Vural ÜLKÜ
 http://www.siir.gen.tr/

7 Eylül 2014 Pazar

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle(o3.o9.2o14) _YILIN SELFİE'Sİ_

Sevdakâr ÇELİK
.....SELFİECİLERİ KIZDIRACAK BİLİMSEL AÇIKLAMA_
("Selfie çılgınlığı kişilik zaafı haline dönüşebilir") 
***/ Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi :>> http://pufnoktasi2.blogspot.com.tr/2014/09/selfiecileri-kzdracak-bilimsel-acklama.html

22 Ağustos 2014 Cuma

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle KÜRESEL ISINMA

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle KÜRESEL ISINMA  
(Memlekette maya çalacak göl kalmadı. Burayı da kuruttuk.)_ Mart 2013 _

14 Ağustos 2014 Perşembe

2 Temmuz 2014 Çarşamba

KİLİTLERİ KIRILMIŞ KAPILAR


Üşüyorum
Çevir sıcak bakışlarını üstüme
Erisin boşluktaki beyazlık...

Bu yalnızlık üşütüyor içimi
Oynuyor yerinden köşe taşlarım
Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi
Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.

Hiçbir düşünüşe dur diyemiyorum
Ben benim olmaktan çoktan çıkmışım
Kapalı bir kapı sanıyordum kendimi
Meğer ardına kadar açıkmışım.

İçimde iki başlı bir adam var
Biri beni biri seni düşünüyor
Üstelik ben de seni, ben de seni anıyorum
Üç dünya birbiri peşinde dönüyor.

Üşüyorum
Hasret ağır bastı üstüme
Oynuyor yerinden köşe taşlarım
Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi
Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.


Abbas SAYAR

21 Haziran 2014 Cumartesi

SEVGİ AĞACI


                          
I.
Büyüyüp,
Kocaman gövdenle
Ve uzun dallarınla
Yarmalısın toprağı.
Ve toprağın üstüne çıkıp
Yükselmelisin.
II.
Ve köklerin
Bu dev ağacı taşımalıdır.
Ve öyle bir görünmelisin ki
                        yaprağınla yemyeşil!
Ve ellerinle
Sarı saçlarına
            tutunmalısın Güneş’in!
 
BÜLENT TEKİN

17 Mart 2014 Pazartesi

OYUNCAKLAR




Çocuğum, ne kadar mutlusun
bütün sabah toprakta oturup kırık bir dalla oynarken.
 *
O küçük dal parçasıyla oynaman gülümsetiyor beni.
İşim var, saatler boyunca sayılar topluyorum.
*
Belki bakıp bana düşünüyorsun.
"Sabahın tadını kaçırmak için ne saçma oyun"diye.
*
Çocuğum, unuttum değnekler,
çamurlar arasına karışma sanatını.
*
Pahalı oyuncaklar arıyorum şimdi;
altın, gümüş parçaları topluyorum.
*
Ne bulsan onlarla oluşturuyorsun oyunlarını.
Bense zamanımı da, gücümü de
elde edemeyeceğim şeylere veriyorum.
*
Tutku denizini geçmeye çalışıyorum cılız kayığımla,
oyun oynadığımı unutuyorum...
Rabindranath Tagore

YÜZÜN


Eskimiş bir konsolun
Çatlak aynasında durmadan,
Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.
Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,
Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?
Acının bu solgun haritasında,
Kendime yeni duraklar bulduğum.
Ulaştığım ıssız dağ doruklarında
Yüzün müdür hep sorular sorduğum,
Bakışının titrek aydınlığında?

Aslında ne bulunur bir gezginin yanında
Kendi yüzünden başka,
Hüzünle bileyen direncini.
Bir suyun ürpermiş aynasında
Apansız gözgöze geldiğim.
Ayakları ayaklarıma bitişik
Kımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.
Bir bulup bir kaybettiğim
Yani bir gezginin hep gittiği,
Senin yüzün benim yüzüm değil mi?

Metin ALTIOK

4 Mart 2014 Salı

Hayata Tek Pencereden Bakmak


Hayata tek pencereden bakarken “kendi penceremiz”den,
Düşüncelerimizi kalıplaşmış şekliyle değil de özgür bırakmanın getireceği farkındalıklarla açılan yeni pencerelerden gizli kapıları aralamak, hayatı anlamak demek biraz da…
Hapsettiğimiz duyguları bir düşünün…
Çevresel faktörleri yok sayamamanın getirdiği tinsel baskı esir alıyor bizi bir anlamda.
Çağın gerektirdiği koşullarla çağın üstüne çıkma arzusunun engellerle örülü yolunda “öncü” ilerlerken, zirveye doğru tırmanan “lider” insanların tek kalışları hissediliyor günümüz dünyasında.
Dünyanın gelişimine katkı sağlayan bu insanlar, hiç şüphesiz  uç fikirlere sahip insanlardır. Yaratıcı insanlardır. Geliştirdikleri bakış açılarıyla ufkumuzu açarlar.
Karikatüristler, komedyenler, yazarlar, şairler, ressamlar ve müzisyenler…

25 Şubat 2014 Salı

melodi



      İnsanı yalnızlığa iten bir çok neden vardır.Kapıdan ayak seslerini kesecek kadar
sessizliğe gömülen.
      Kimi kaybetmiştir sevdiklerini eceliyle,kimi eceli gelmeden öldürtmüştür kendini.
Kimi bir vapur iskelesinde,kimi bir tren garında,kimisi de yolun ortasında bir el salla-
madan bırakıp gitmiştir sizi.Bazıları da yanıbaşınızda; ama artık yanınızda değildir.
İnsan bir kere yitirmeye görsün, güven denen sadakat varisini.Ne yaparsan yap,
kazanamazsın inancını.Çünkü güven tek kullanımlıktır...Nedense hep ikinci bir sansı-
mızın olacağını düşünerek yaparız hataları.Kimse ilk denemede mükemmel olmayı
umut etmez.Şunu unutmayın ki : Hayat insana daima ikinci şansı vermez...
      İnsan sevdiğine mi güvenir,yoksa güvendiği için mi sever?bir sorun kendinize.
Bence güvendiğini sever,güvendiği için sever.İlişkilerini bu temel üzerine kurar.
Katılan bir yalan malzemesi,o binayı tepetaklak eder.Enkazın altından sağ çıkarsın belki.
Ama hiç kimse inancını yitirmiş bir insan kadar ölemez yaşarken.Derin bir yalnızlığa kucak
açarsın sonra ,dibini görmediğin.Kendinden başka kimseye sarılamazsın.Aynaya baksan
kendini tanıyamayıp korkarsın.Kimseyi istemezsin yanında,kendini bile...Yalnızlığın asil
olsun istiyorsan kır, at bütün aynaları.Kendine dahi yalan söylemek zorunda kalma.
Kirletme ruhunu.
      Bırak dönsün dünya,yalanların çarkında.Sen takılıp kalma.Tak yalnızlığın melodisini
kulaklarına.Sen hiçbirini duyma...İşte sana yalansız bir dünya...



 ümran özdemir

19 Ocak 2014 Pazar

DİLEK DEĞERLİ / Geçiş


İki dağ arası hayat.
Geçiş köprüden ya da sudan…
Kurbağaları güneşe bırakıp
gökyüzünden geçmeye kalkışan
uçarı bir nehirdi aşk.
Rüzgâra konan damla mıydı tutku?
Yağmurun evini arayan ateş miydi şüphe?
Kırık sesli tozlu plakların ortasına düştü
karıncalanan aşkın ayetleri,
söndürdü dağın içindeki arzuyu.
Hüzün düğümünü açınca,
silkeledi aşk, düşlerini ağacından.
İki bulut arası ölüm.
Fırtınanın oyduğu mağaraya
definelerini gömerken aşk kuşu
büyülü bir dizenin harflerini
kokluyor sanki.
Fısıldıyor uçmanın ve
bulutta durmanın sırrını
dallarından kaçmaya hazır
gezgin bir mevsim gibi.

Gece Kelebeği, 2007 Çekirdek Sanat Yayınları

SEVDADIR


Göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla 
açılırsın
 
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne  benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana

8 Ocak 2014 Çarşamba

YOLLARIN DİLİ



USLANAN YOLLAR

Uzun ve ıssızdır kış geceleri,
Ölüme inat yaşamlar sürer yaslı geceler,
Ve yollar, kederli yollar,
Merhamet dilenir,
Yollar, uzun yollar,
Ölüme direnir, direnir.

Umut vadeder geceye gündüz,
Ah! Yalancı gündüz,
Geceden uzak güpegündüz,
Umut dilenir yollar,
Yollar, çaresiz yollar...

Zavallı bir kuytuda,
Güneşi bekler rüzgâr.
Rüzgâr huysuzdur, güneş karanlık,
Şahittir karanlığa yollar,
Umarsız yollar,
Hep ölüme gebedir.

Ölüm uykusuzdur,
Yollar uyanık.
Ölüme hayat verir yollar,
Hayat yollara minnettar.
Zavallı, çaresiz geceler,
Yollara döner, gündüze küser.

Gündüzün habercisidir yollar,
Gecenin cellâdı.
Ölüm yaralanır yolların elinde,
Yaşam buğulanır.
Uzun ve sessiz yollar,
Uslanır, uslanır.
                               Nazlı SALUK

31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR....Sevdakâr ÇELİK


Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle -NOEL BABA ve ZAMAN denen MERDİVEN_ 21.12.2013
*


Photobucket
Sevdakâr ÇELİK



*
Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle -NOEL BABA ve KÜRESEL ISINMA Tasası_ 14.12.2013

Yeni Yılda Bir Merhaba

 
-Yeni bir yıl her zaman kendini fark ettirerek gelir- diye bir düşünceye sahipseniz yarına yönelik hayallerinizi kaybetmemişsiniz demektir. Yeni bir güne sevinçle uyanmak kadar heyecan verici.
Farkındalığınız, her şeye rağmen hayata tutunabilmek için açılmış yepyeni bir pencere.
Yürekten sahiplenilen inançlar teselli gibidir geride bırakılan yılın hüzünlerine.
Unutmak istemediğiniz hoş anılar kadar unutmayı dilediğiniz olumsuzluklar da vardır elbet.
Geçen yıllar çok şey öğretiyor insana.
Alıyor.
Ekliyor

13 Aralık 2013 Cuma

Sevgilerde















 Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil