7 Eylül 2014 Pazar

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle(o3.o9.2o14) _YILIN SELFİE'Sİ_

Sevdakâr ÇELİK
.....SELFİECİLERİ KIZDIRACAK BİLİMSEL AÇIKLAMA_
("Selfie çılgınlığı kişilik zaafı haline dönüşebilir") 
***/ Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi :>> http://pufnoktasi2.blogspot.com.tr/2014/09/selfiecileri-kzdracak-bilimsel-acklama.html

22 Ağustos 2014 Cuma

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle KÜRESEL ISINMA

Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle KÜRESEL ISINMA  
(Memlekette maya çalacak göl kalmadı. Burayı da kuruttuk.)_ Mart 2013 _

14 Ağustos 2014 Perşembe

2 Temmuz 2014 Çarşamba

KİLİTLERİ KIRILMIŞ KAPILAR


Üşüyorum
Çevir sıcak bakışlarını üstüme
Erisin boşluktaki beyazlık...

Bu yalnızlık üşütüyor içimi
Oynuyor yerinden köşe taşlarım
Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi
Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.

Hiçbir düşünüşe dur diyemiyorum
Ben benim olmaktan çoktan çıkmışım
Kapalı bir kapı sanıyordum kendimi
Meğer ardına kadar açıkmışım.

İçimde iki başlı bir adam var
Biri beni biri seni düşünüyor
Üstelik ben de seni, ben de seni anıyorum
Üç dünya birbiri peşinde dönüyor.

Üşüyorum
Hasret ağır bastı üstüme
Oynuyor yerinden köşe taşlarım
Öyle bir gariplik sardı ki yüreğimi
Dokunsalar boşanacak gözyaşlarım.


Abbas SAYAR

21 Haziran 2014 Cumartesi

SEVGİ AĞACI


                          
I.
Büyüyüp,
Kocaman gövdenle
Ve uzun dallarınla
Yarmalısın toprağı.
Ve toprağın üstüne çıkıp
Yükselmelisin.
II.
Ve köklerin
Bu dev ağacı taşımalıdır.
Ve öyle bir görünmelisin ki
                        yaprağınla yemyeşil!
Ve ellerinle
Sarı saçlarına
            tutunmalısın Güneş’in!
 
BÜLENT TEKİN

17 Mart 2014 Pazartesi

OYUNCAKLAR




Çocuğum, ne kadar mutlusun
bütün sabah toprakta oturup kırık bir dalla oynarken.
 *
O küçük dal parçasıyla oynaman gülümsetiyor beni.
İşim var, saatler boyunca sayılar topluyorum.
*
Belki bakıp bana düşünüyorsun.
"Sabahın tadını kaçırmak için ne saçma oyun"diye.
*
Çocuğum, unuttum değnekler,
çamurlar arasına karışma sanatını.
*
Pahalı oyuncaklar arıyorum şimdi;
altın, gümüş parçaları topluyorum.
*
Ne bulsan onlarla oluşturuyorsun oyunlarını.
Bense zamanımı da, gücümü de
elde edemeyeceğim şeylere veriyorum.
*
Tutku denizini geçmeye çalışıyorum cılız kayığımla,
oyun oynadığımı unutuyorum...
Rabindranath Tagore

YÜZÜN


Eskimiş bir konsolun
Çatlak aynasında durmadan,
Bir buluttur mehtabı inatla kovalayan.
Bir hüznü yansıtan alnının ortasında,
Yüzün müdür acaba yolumu dolaştıran?
Acının bu solgun haritasında,
Kendime yeni duraklar bulduğum.
Ulaştığım ıssız dağ doruklarında
Yüzün müdür hep sorular sorduğum,
Bakışının titrek aydınlığında?

Aslında ne bulunur bir gezginin yanında
Kendi yüzünden başka,
Hüzünle bileyen direncini.
Bir suyun ürpermiş aynasında
Apansız gözgöze geldiğim.
Ayakları ayaklarıma bitişik
Kımıltısız bir gövdeyle rüzgârın sildiği.
Bir bulup bir kaybettiğim
Yani bir gezginin hep gittiği,
Senin yüzün benim yüzüm değil mi?

Metin ALTIOK

4 Mart 2014 Salı

Hayata Tek Pencereden Bakmak


Hayata tek pencereden bakarken “kendi penceremiz”den,
Düşüncelerimizi kalıplaşmış şekliyle değil de özgür bırakmanın getireceği farkındalıklarla açılan yeni pencerelerden gizli kapıları aralamak, hayatı anlamak demek biraz da…
Hapsettiğimiz duyguları bir düşünün…
Çevresel faktörleri yok sayamamanın getirdiği tinsel baskı esir alıyor bizi bir anlamda.
Çağın gerektirdiği koşullarla çağın üstüne çıkma arzusunun engellerle örülü yolunda “öncü” ilerlerken, zirveye doğru tırmanan “lider” insanların tek kalışları hissediliyor günümüz dünyasında.
Dünyanın gelişimine katkı sağlayan bu insanlar, hiç şüphesiz  uç fikirlere sahip insanlardır. Yaratıcı insanlardır. Geliştirdikleri bakış açılarıyla ufkumuzu açarlar.
Karikatüristler, komedyenler, yazarlar, şairler, ressamlar ve müzisyenler…

25 Şubat 2014 Salı

melodi



      İnsanı yalnızlığa iten bir çok neden vardır.Kapıdan ayak seslerini kesecek kadar
sessizliğe gömülen.
      Kimi kaybetmiştir sevdiklerini eceliyle,kimi eceli gelmeden öldürtmüştür kendini.
Kimi bir vapur iskelesinde,kimi bir tren garında,kimisi de yolun ortasında bir el salla-
madan bırakıp gitmiştir sizi.Bazıları da yanıbaşınızda; ama artık yanınızda değildir.
İnsan bir kere yitirmeye görsün, güven denen sadakat varisini.Ne yaparsan yap,
kazanamazsın inancını.Çünkü güven tek kullanımlıktır...Nedense hep ikinci bir sansı-
mızın olacağını düşünerek yaparız hataları.Kimse ilk denemede mükemmel olmayı
umut etmez.Şunu unutmayın ki : Hayat insana daima ikinci şansı vermez...
      İnsan sevdiğine mi güvenir,yoksa güvendiği için mi sever?bir sorun kendinize.
Bence güvendiğini sever,güvendiği için sever.İlişkilerini bu temel üzerine kurar.
Katılan bir yalan malzemesi,o binayı tepetaklak eder.Enkazın altından sağ çıkarsın belki.
Ama hiç kimse inancını yitirmiş bir insan kadar ölemez yaşarken.Derin bir yalnızlığa kucak
açarsın sonra ,dibini görmediğin.Kendinden başka kimseye sarılamazsın.Aynaya baksan
kendini tanıyamayıp korkarsın.Kimseyi istemezsin yanında,kendini bile...Yalnızlığın asil
olsun istiyorsan kır, at bütün aynaları.Kendine dahi yalan söylemek zorunda kalma.
Kirletme ruhunu.
      Bırak dönsün dünya,yalanların çarkında.Sen takılıp kalma.Tak yalnızlığın melodisini
kulaklarına.Sen hiçbirini duyma...İşte sana yalansız bir dünya...



 ümran özdemir

19 Ocak 2014 Pazar

DİLEK DEĞERLİ / Geçiş


İki dağ arası hayat.
Geçiş köprüden ya da sudan…
Kurbağaları güneşe bırakıp
gökyüzünden geçmeye kalkışan
uçarı bir nehirdi aşk.
Rüzgâra konan damla mıydı tutku?
Yağmurun evini arayan ateş miydi şüphe?
Kırık sesli tozlu plakların ortasına düştü
karıncalanan aşkın ayetleri,
söndürdü dağın içindeki arzuyu.
Hüzün düğümünü açınca,
silkeledi aşk, düşlerini ağacından.
İki bulut arası ölüm.
Fırtınanın oyduğu mağaraya
definelerini gömerken aşk kuşu
büyülü bir dizenin harflerini
kokluyor sanki.
Fısıldıyor uçmanın ve
bulutta durmanın sırrını
dallarından kaçmaya hazır
gezgin bir mevsim gibi.

Gece Kelebeği, 2007 Çekirdek Sanat Yayınları

SEVDADIR


Göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla 
açılırsın
 
solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne  benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana

8 Ocak 2014 Çarşamba

YOLLARIN DİLİ



USLANAN YOLLAR

Uzun ve ıssızdır kış geceleri,
Ölüme inat yaşamlar sürer yaslı geceler,
Ve yollar, kederli yollar,
Merhamet dilenir,
Yollar, uzun yollar,
Ölüme direnir, direnir.

Umut vadeder geceye gündüz,
Ah! Yalancı gündüz,
Geceden uzak güpegündüz,
Umut dilenir yollar,
Yollar, çaresiz yollar...

Zavallı bir kuytuda,
Güneşi bekler rüzgâr.
Rüzgâr huysuzdur, güneş karanlık,
Şahittir karanlığa yollar,
Umarsız yollar,
Hep ölüme gebedir.

Ölüm uykusuzdur,
Yollar uyanık.
Ölüme hayat verir yollar,
Hayat yollara minnettar.
Zavallı, çaresiz geceler,
Yollara döner, gündüze küser.

Gündüzün habercisidir yollar,
Gecenin cellâdı.
Ölüm yaralanır yolların elinde,
Yaşam buğulanır.
Uzun ve sessiz yollar,
Uslanır, uslanır.
                               Nazlı SALUK

31 Aralık 2013 Salı

MUTLU YILLAR....Sevdakâr ÇELİK


Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle -NOEL BABA ve ZAMAN denen MERDİVEN_ 21.12.2013
*


Photobucket
Sevdakâr ÇELİK



*
Sevdakâr ÇELİK'in çizgisiyle -NOEL BABA ve KÜRESEL ISINMA Tasası_ 14.12.2013

Yeni Yılda Bir Merhaba

 
-Yeni bir yıl her zaman kendini fark ettirerek gelir- diye bir düşünceye sahipseniz yarına yönelik hayallerinizi kaybetmemişsiniz demektir. Yeni bir güne sevinçle uyanmak kadar heyecan verici.
Farkındalığınız, her şeye rağmen hayata tutunabilmek için açılmış yepyeni bir pencere.
Yürekten sahiplenilen inançlar teselli gibidir geride bırakılan yılın hüzünlerine.
Unutmak istemediğiniz hoş anılar kadar unutmayı dilediğiniz olumsuzluklar da vardır elbet.
Geçen yıllar çok şey öğretiyor insana.
Alıyor.
Ekliyor

13 Aralık 2013 Cuma

Sevgilerde















 Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.

Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.

Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.

Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı.

Behçet Necatigil

29 Kasım 2013 Cuma

GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU SERGİSİNE YOĞUN İLGİ



açılıştan...
Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor.
açılış konuşması...
2011 yılında yitirdiğimiz Karikatür Ustası, Ressam, Mimar Güngör Kabakçıoğlu sergisi kalabalık davetliler önünde açıldı. Obur Mizah tarafından tasarlanan sergiye, karikatürcü dostları ustanın portre karikatürleriyle katıldı.
Emre Yılmaz, İzmirli çizer dostları arasında...(Eray Özbek, Cemalettin Güzeloğlu, Sevdakâr Çelik, Sezer Odabaşıoğlu, Menekşe Çam, Fatma Haykır, Mustafa Bora, Birol Çün, Turan İyigün, Sadık Pala, Mehmet Ali Kaptı ve Hüseyin Alparslan)

27 Kasım 2013 Çarşamba

BÜLENT TEKİN ŞİİRLERİ


          BİR GÜN ŞAFAK SÖKECEK
I.
Ben bilirim
Siyah ipek saçlarınla
Bir sabah
Yine gelirsin.
Nasıl,
Neyle,
Zorluklar demeden
                               gelirsin.
II.
Ben bilirim
Bir gün ölmeden önce,
Tutsak bile olsan
Şafak sökmeden gelirsin.

15 Kasım 2013 Cuma

Yolumuzdaki Engeller (Hikaye)


Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de neler olacağını görmek için pencereye oturmuştu.


Sabahtan oğlene kadar ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer geldiler ve hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirdi.

Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyor. 

Daha sonra Saraya meyve ve sebze getiren bir köylü çıkageldi.

Sırtında taşıdığı  küfeyi yere indirerek iki eli ile kayaya sarıldı. Ikına sıkına itmeye başladı.

Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı da yolun kenarına çekmeyi başardı. 


Tam küfesini yeniden sırtına  almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı.. Kese altın doluydu. Bir de kralın notu vardı içinde.. 

"Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı. 

"Her engel, yaşam koşullarınızı iyileştirmenizi sağlayacak bir fırsattır.."

6 Kasım 2013 Çarşamba

Mustafa Akyıldız Şiirleri



 AŞK
Yürekliydi bizim sevdamız,
Çarmıha gerilen İsa misali.
Havarisi ben,
Halefi sen.
Çingenesi kader
Çivisi ayrılık…



ANLATMAK
NE ZAMAN BİR KUŞ HAVALANSA MAVİ’YE…
NE ZAMAN YAPRAK AĞLASA MEVSİM…
DEĞİL BU,
ANLATILIR GİBİ DEĞİL…

2 Kasım 2013 Cumartesi

ÖYKÜ YARIŞMASI


Fotoğraf: YAZARLIK AKADEMİSİ DERNEĞİ (YAZAK)-ACEMİ DERGİSİ İŞBİRLİĞİ İLE YENİ KALEMLERİ EDEBİYATA KAZANDIRMAK AMACIYLA I. ÖYKÜ YARIŞMASI DÜZENLENMİŞTİR. ŞARTLAR AŞAĞIDADIR.

1. Yarışmanın son katılım tarihi 27 Aralık 2013’tür. Sonuçlar 10 Ocak 2014 tarihinde Acemi dergisinin ve YAZAK’ın web siteleriyle facebook sayfalarında açıklanacaktır. . Ödül töreni 28 Ocak 2014 tarihinde yapılacaktır. Ödülün yapılacağı yer daha sonra ilgili web sayfalarında duyurulacaktır. 
2. Öykünün konusu, genel ahlak kurallarına aykırı olmamak şartıyla, serbesttir. 
3. Öykünün sayfa sınırlaması yoktur.
4. Öykü 12 punto, Times New Roman, bir buçuk satır aralığı ile word.doc formatında hazırlanıp bir CD’ye rumuzla kaydedilmelidir. Yarışmacının özgeçmişi, vesikalık resmi ve iletişim bilgileri ayrıca bir küçük zarfın içine konulmalı, zarfın üzerine rumuz yazılmalıdır. Üzeri rumuzlu bu küçük zarf, daha sonra CD’nin olduğu büyük zarfın içine konulmalı ve büyük zarf da yine rumuzla son başvuru tarihinde aşağıdaki adreste olacak şekilde gönderilmelidir. 
Alemdar mah. Alayköşkü cad. Hasoğlu İşhanı K: 3 Cağaloğlu Fatih/İstanbul 
5. Yarışmaya katılan eserler, internet ortamı dahil hiçbir yerde yayımlanmamış ve ödül almamış olmalıdır.
6. Birinci olan yarışmacıya 1.000 TL+plaket, ikinci olan yarışmacıya 500 TL+plaket, üçüncü olan yarışmacıya 250 TL+plaket verilecektir.

Jüri üyeleri
Şeref Yılmaz (YAZAK/Başkan)
Hasan Parlak (Acemi/editör)
Hatice Eğilmez Kaya (yazar)
Leyla Karaca (yazar)
Gülsen Özdemir (yazar)
Yasemin Mete (yazar)
Birgül Balkıs (yazar)
YAZARLIK AKADEMİSİ DERNEĞİ (YAZAK)-ACEMİ DERGİSİ İŞBİRLİĞİ İLE YENİ KALEMLERİ EDEBİYATA KAZANDIRMAK AMACIYLA I. ÖYKÜ YARIŞMASI DÜZENLENMİŞTİR. ŞARTLAR AŞAĞIDADIR.

1. Yarışmanın son katılım tarihi 27 Aralık 2013’tür. Sonuçlar 10 Ocak 2014 tarihinde Acemi dergisinin ve YAZAK’ın web siteleriyle facebook sayfalarında açıklanacaktır. . Ödül töreni 28 Ocak 2014 tarihinde yapılacaktır. Ödülün yapılacağı yer daha sonra ilgili web sayfalarında duyurulacaktır.
2. Öykünün konusu, genel ahlak kurallarına aykırı olmamak şartıyla, serbesttir.
3. Öykünün sayfa sınırlaması yoktur.
4. Öykü 12 punto, Times New Roman, bir buçuk satır aralığı ile word.doc formatında hazırlanıp bir CD’ye rumuzla kaydedilmelidir. Yarışmacının özgeçmişi, vesikalık resmi ve iletişim bilgileri ayrıca bir küçük zarfın içine konulmalı, zarfın üzerine rumuz yazılmalıdır. Üzeri rumuzlu bu küçük zarf, daha sonra CD’nin olduğu büyük zarfın içine konulmalı ve büyük zarf da yine rumuzla son başvuru tarihinde aşağıdaki adreste olacak şekilde gönderilmelidir.
Alemdar mah. Alayköşkü cad. Hasoğlu İşhanı K: 3 Cağaloğlu Fatih/İstanbul
5. Yarışmaya katılan eserler, internet ortamı dahil hiçbir yerde yayımlanmamış ve ödül almamış olmalıdır.
6. Birinci olan yarışmacıya 1.000 TL+plaket, ikinci olan yarışmacıya 500 TL+plaket, üçüncü olan yarışmacıya 250 TL+plaket verilecektir.

Jüri üyeleri
Şeref Yılmaz (YAZAK/Başkan)
Hasan Parlak (Acemi/editör)
Hatice Eğilmez Kaya (yazar)
Leyla Karaca (yazar)
Gülsen Özdemir (yazar)
Yasemin Mete (yazar)
Birgül Balkıs (yazar)
    
13